GÖLEBERTLİ ÇİFTLİKTE KURŞUN YAĞMURUNA TUTULUP, ÖLDÜRÜLDÜ!



MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



Olay Balıkesir Edremit ilçesinde meydana geldi.


Edilen bilgiye göre, Ülkü yolunda bulunan bir çiftlikte Ardahan Gölebertli Attilah Gümüş’ün oğlu olduğu öğrenilen Sedat Gümüş (27) ismi henüz belirlenemeyen bir kişiyle buluştu. Kısa sürede aralarında çıkan sözlü tartışma ardından kavgaya döndü. Kavganın büyümesiyle ismi henüz belirlenemeyen bir kişi yanındaki silahla Sedat Gümüş’e ateş etti. Ateş ettikten sonra olay yerinden uzaklaşıp kaçtı. Çevredekilerin silah sesi duymaları ihbarı üzerine olay yerine 112 ve 156 ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Edremit Devlet Hastanesine kaldırılan yaralı ameliyata alındı. Doktorların müdahalesine rağmen kurtarılmazken, kaçan zanlının yakalanması için çalışma başlatıldı. Jandarmanın olayla ilgili soruşturması devam ediyor.



ADI OLMAYAN KADIN!..


İkisi Ardahanlı olan kadınlara siyaset alanında en çok yer veren siyasi parti HDP’nin Ağrı Milletvekili Dirayet Taşdemir’in son dönemde artan kadın cinayetleri ve kadına şiddet olaylarından hükumeti sorumlu tutunca, AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin tartışılacak bir açıklama ile gündemin ilk sıralarında yer alıp, benim adım gibi fakir köşeme kadar gelmeyi başardı.. 


Ve adı Fakir olan benim soy adı partisi gibi zengin olan Özlem Zengin’i araştırdığımda kendisinin laik sistem denen sitemin getirdiği eğitim sitemi nimetinde yaralanan ve 1990 İstanbul Üniversitesi Mezunu bir milletvekili olduğunu da öğreniyordum.


Aslında bakan olması gereken ama Başkanlık sisteminin izin vermediğine de üzüldüğüm (!) Özlem Zengin’in, “Bu ülkede AK Parti gelene kadar kadın kelimesinin adı yoktu Türkiye’de. Partimizin daha evvel yaptığı kadın kongresinde şunu söylemiştim.  Eğer Türkçe’de kelimelerin dişisi, erili olsaydı bir kadın kelimesi olurdu. AK Parti’yi inşa eden kadınlardır. O yüzden ben, kadın, erkek arkadaşlarımız ve Sayın Cumhurbaşkanımız biz yaptığımız çalışmalarda kadınların hayatını kolaylaştırmak için gayret ediyoruz.’ diyordu..


İslam’da Kadın denince yerinin nerede olduğu da tartışılan bir dünyayı unuttuğunu da düşündüğüm Zengin’in konuşmasının devamında ‘en son konuşacak parti HDP’dir” derken (belki beni grup başkan vekilliğinde öteye taşır) diyerek başta Başkan Erdoağn’a olmak üzere herkesin duyması için avazı çıktığı kadar mecliste bağırıyordu.. 


Özellikle de  “Bu ülkede AK Parti gelene kadar kadın kelimesinin adı yoktu ‘ satırlarını duyanların büyük bölümü benim gibi saf saf şaşırırken, başta havuz medyası olmak üzere bazıları da alkış tutuyordu. 


Ve bu ülkede aynı partinin Milletvekili Şirin Ünal’ın Ankara’da ki evinde ölü bulunan Özbekistan vatandaşı Nadira Kadirova ile ilgili soruşturmanın jet hızı ile bitip, tutuklanıp. yerlerine kayyumlar atandığı HDP’li vekil ve belediye başkanları hakkında süren soruşturmalar kadar hızlı yürümediğinden olacak ki hala mahkemeye bile gelmediğini de bana hatırlatan bu gelişme ardından AK Parti gelene kadar adı olmayan kadınlar konusunda yaşanan gelişmelere bakalım dedim. 



Ve Merve Kavakçı’dan önce aynı mecliste daha ağır zulümlere uğrayan Leyla Zana’yı, tüm, İl, İlçe, Beldelerde ki teşkilatlarında olduğu gibi eş başkanı Pervin Buldan olan HDP’nin kadınlarla ilgili çıkışına ‘kadın denince en son partidir’ diyen AK Parti Grup Başkan Vekilinin, “Bu ülkede AK Parti gelene kadar kadın kelimesinin adı yoktu’ sözlerine bakınca bu ülkede Kadın başbakan Tansu Çiller varken AK Parti var mıydı diye düşünüp, küçük bir araştırma yaptım. 


Ve Nene Hatunların bu ülkenin kurtuluş savaşında verdikleri mücadeleden ilk olarak karşıma çıkanlar şunlar oldu..  


Şu an patronum, evimizin direği eşim, mesleğimi devam edeceğini umut ettiğim, son sınıf öğrencisi gazeteci adayı kızım, ilk torunumu ve 6. torunlarımla bana enerji veren kızlarım, gazeteci ettiğim iki kadın arkadaşım, tanıdığım, sevdiğim onca yaşıtım kadının hemen hepsinin AK Parti’den sonramı yoksa öncemi adını duyduğumu da düşünürken;


İlk kadın doktor: Safiye Ali, İlk kadın doktor subayı: Sema Aran (1957), İlk kadın eczacı: Rukiye Kanat Arran, İlk kadın emniyet müdürü: Feriha Sanerk (1953), İlk kadın fotoğrafçı: Semiha Es, İlk kadın foto muhabiri: Eleni Küreman (1947), İlk kadın petrol mühendisi: Halide Ural Türktan, İlk kadın savaş pilotu: Kurtuluş savaşında büyük rolleri olan aşiretlerin Dersim bölgesinde ki rahatsızlıkları ardından yaşanan gelişmeler ardından bölgenin bombalanmasına karar verilen uçağı kullanan ilk kadın pilot olan Sabiha Gökçen (1937), İlk kadın pilot: Bedriye Tahir Gökmen (1933), İlk kadın pilot (ticari havayollarında): Alev Kılıçkeser Hottin (1993)

İlk kadın polis memuru: Betül Diker, Tıp doktoru, akademisyen, yazar, eğitimci ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin eski Genel Başkanı : Kız öğrencilerin okumasına büyük emekleri olan ÇYDD’nin kurucusu Prof. Dr. Türkan Saylan..


Ve AK Partili bir kadın grup başkan vekilinin asıl doğru sözünün ‘AK Parti’yi inşa eden kadınlardır.’ olduğunu demekten öte başka bir diyemiyorum..


Çünkü, AK Parti’nin açtığı geçici iş alanlarından olan ve erkeklerden daha çok İş-Kur’da iş buldum diye sevinip, ‘bana iş buldu’ diyerek, inşasında olmazda iktidarında büyük payı olan kadınların, AK Parti’ye oy verdikten 9 ay sonra boşta kalıp, bozulan ev huzuru ile birlikte en çok boşanmaların yaşandığı dönemi yaşadıkları bir dönem oldu bu dönem..



Ardahanlıların Cinayetinde Yeni Gelişme!..


arşiv haber 10/08/2018 ariv haberler


Şişli Belediyesi İmardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Cemil Candaş’ı makamında vuran Ardahanlıların işlediği ileri sürülen cinayette yeni gelişme.


Keten İnşaat’ın Sahipleri Cinayetten Gözaltına Alındı


Keten İnşaat’ın sahipleri Rıza Keten ve Selahattin Keten, Şişli Belediyesi Başkan Yardımcısı Cemil Candaş cinayeti azmettiricisi olarak gözaltına alındı.


İstanbul Şişli Belediyesinde imardan sorumlu belediye başkan yardımcısı Cemil Candaş başından vurulması olayında yeni gelişme.


Ardahan doğumlu Serdar Şerdar Şit (29) ve Şenol Şahin’in (36)  adlı şahıslarca işlendiği ileri sürülen cinayetten aylar sonra yeni göz aldılar var.


İstanbul‘da geçtiğimiz yıl öldürülen Şişli Belediye Başkan Yardımcısı Cemil Candaş cinayeti soruşturması kapsamında Keten inşaatın sahipleri Rıza ve Selahattin Keten kardeşler gözaltına alındı. Cinayete azmettirmek suçlamasıyla gözaltına alınan Keten kardeşlerlerle birlikte gözaltına alınanlar arasında bir çalışanları bulunuyor.


MAKAMINDA TABANCAYLA VURULMUŞTU


Şişli Belediyesi’nin Darülaceze Caddesi üzerinde bulunan yeni binasında 18 Temmuz 2016’da yaşanan olayda, Başkan Yardımcısı Cemil Candaş makamında tabancayla vurularak öldürülmüş, olayın ardındanİstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube ekipleri tetikçi Şenol Ş.’yi yakalayarak gözaltına almıştı.


Emniyet ifadesinde “Para istedim vermedi. Onun için vurdum” diyen tetikçi Şenol Ş. sorgusunun ardından sevk edildiği adli makamlarca tutuklanmıştı. Soruşturmayı genişleten polis, cinayetin basit bir saldırı olmadığını ortaya çıkarırken İmar ve Şehircilikten sorumlu Başkan Yardımcısı Candaş’ın inşaat rantına geçit vermediği için öldürüldüğünü ortaya çıkardı.


 


16 KİŞİ GÖZALTINA ALINMIŞTI


Yapılan soruşturmada Keten İnşaat yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 16 şüpheli gözaltına alınıp 5’i azmettirici iddiasıyla tutuklanmıştı.


Olayla ilgili tutuklamalar yaşanırken, cinayetin arkasından örgütsel bir yapı çıkması sebebiyle soruşturma Asayiş polisi tarafından Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne devredildi. Organize Polisi cinayetle ilgili yeni delillere ulaştı ve o deliller ışığında dün sabah yeni bir operasyon başlattı. Cinayetin tepe isimlerine ulaşan Organize polisi, azmettirici olarak Keten İnşaatın sahibi Rıza ve Selahattin Keten ile bir şirket çalışanını gözaltına alındı. Vatan Caddesi‘ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü‘nde tutulan şüphelilerin sorgusu devam ediyor.


Savaş Karşıtı Ardahanlılar..


**Hanifi Çelik


Malakanlara göre dini bütün olmak demek kardeşlik, yardımseverlik ve bunlara bağlı olarak mutlu bir yaşam demektir…

Malakanlara göre; tanrının yarattığı insan doğuştan eşitti ve bu eşitliliği hiçbir kanun, yasa bozamaz. İnsanı diğer insanlardan üstün tutacak her türlü hiyerarşiye karşı durulmalı…


Sizlerle bu yazımda Malkanlar ve benzeri toplulukların Ardahan’da yıllarca kardeşçe yaşamalarını, özgürlüklerini ve demokrasi rüzgarlarını paylamak istiyorum

Bugün Ardahan’ın Rus işgalinden kurtuluşunun yıldönümünü kutluyoruz.

23 Şubat 1921 yılından Rus’ların geri çekilmesiyle bağımsızlığını ilan eden Ardahanlılar çok sevinemez çünkü ülkemiz Emperyalist güçler tarafından paylaşılmış durumdadır. İşgalci güçlere karşı mücadele vermek için bütün cephelere evlatlarını yollayan Ardahan aynı zamanda Anadolu’daki ilk Cumhuriyet devletini de kurmayı başarmıştır. Ardahan ve Çevre İllerde Kurulan Cumhuriyet İlerleyen tarihlerde Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının kuracağı Türkiye Cumhuriyetine dahil olurlar.

Türklerin, Kürtlerin, Ermenilerin, Gürcülerin, Terekemelerin, Karapağakların, Rusların, Tadların, Ecemlerin, Sünnilerin, Alevilerin, Caferilerin, Ortodoksların, Şaman dini mensuplarının yüz yıllarca birlikte yaşadığı Ardahan insan olmanın, insanca birlikte yaşamanın bir örneğidir.

Bu günde dış güçlerin son dönemlerde planlı kaos girişimlerine de aklı selim bölge halklarının direnmelerine şahit oluruz.

Kardeşçe yaşamamızın temellerinde Barış Güvercileri Malakanlar’da var.

Malakanlar neredeyse 1600’lü yıllardan beri dinsel ibadet ve inançlarıyla Rus Ortodoks kilisesinden kopmuş, kendilerini ruhani Hıristiyan diye adlandıran ve dinin eklentilerine yani ruhban sınıfına, ikonlara, kiliselere inanmayan bir topluluktur.

Malakanlara göre dini bütün olmak demek kardeşlik, yardımseverlik ve bunlara bağlı olarak mutlu bir yaşam demektir. dış görünüşe itibar etmemek, çalmamak, kanunlara saygılı olmak temel prensipleriydi. Çalışkanlıkları, dürüstlükleri ve belki de hepsinden en önemlisi savaş karşıtı olmalarıyla dikkat çekiyorlardı.

Malakanlar, inançlarına göre tanrının yarattığı insanlar doğuştan eşitti ve bu eşitliliği hiçbir bu topluluk kanun, yasa bozamaz. Bu nedenle İnsanı diğer insanlardan üstün tutacak her türlü hiyerarşiye karşıdırlar. Yönetmekten, yönetilmekten kaçınırlardı. Gücü insanın toplumsal dayanışmanın, gerçek anlamda eşitliğin olmadan ahlakın olmayacağını düşünüyorlardı.

Bu bugün sınırlarımız hatta ülkemizde de etnik kökenler, mezhepler, laikler arasına çıkarcı güç odakları tarafından kargaşalar çıkarılmış durumda, Ardahan buna rağmen halen kenetlenmiş durumda.

Çok sayıdan farklı etkin gurup olmasına rağmen Malakanlar gibi toplulukların Ardahan’a bıraktığı en büyük miras, sıcak dostlukları, iyilik ve barışseverlikleri olduğuna inanıyorum.

Bugün Malaklar neredemi yaşıyor derseniz bir bölümü Anavatanı Rusya ya döndü, bir kısmı ise Almanya’ya yerleşti, evlilik yoluyla Ardahan’da kalan gelinleri de sıralayabiliriz ama en önemlisi insanlıklarıyla içimizde yaşıyorlar.

Kardeşçe, insanca yaşayan Ardahanlıların kurtuluş yıl dönümünü kutluyorum.

Son alarak genel hükümetlerden nasibini alamayan Ardahanlılar için izniniz ve hoş görünüzle bir yaşanmışı paylaşmak istiyorum; Gazeteci Ardahan sokaklarında gezerken hizmetten yoksun haline acır ve faydalı olmak için bir haber yapmaya karar verir.

Esnafa , köylüye, kısaca orada yaşayanlara mikrofonu ajitasyonunu yaparak sorar; Belediyeden memnun musunuz, kaymakamdan memnun musunuz, muhtardan memnun musunuz diye sorar ama her kes ağız birliği yapmışçasına “eydir ey Allaha şükür yoktur bir sorunumuz” der bunun üzerine gazeteci isyan eder bağırır çağırır “yaşadığınız bu şartlara bakın halen eydir ey diyorsunuz, ben sizin sesinizi duyurmak istiyorum” diyince Kahvedeki ihtiyar “kızma gazeteci oğlum biz Ruslardan şikayetiyiz” diyince iyice şaşıran gazeteci “nasıl yanı” diye sorar. İhtiyar ise kendi lehçesiyle “bak gazeteci gardeş 80- 90 yıl önce Uruslar bu şeherin Şöselerini, Kanallarını, Planlarını yaptı bu gün bozulmaya başladı ama gelip düzeltmiyorlar” der…

Bende diyorum ki bu Ülke Edirne’den Ardahan’a bizim her noktasına hizmet şart, da gelin görün ki Cumhuriyetin ilk yıllarında Kültür sanat, Edebiyatçıların şehri Ardahan bu gün ne hallerde…