Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı
Her Pazar günü saat:14.00’da



Alınan bilgelere göre 15 Temmuz Darbe Girişimi ardından bir terör örgütü olduğu ileri sürülen Fetocu savcılar Zekeriya Öz ve Celal Kara’nın yurtdışına kaçış ayrıntıları ortaya çıktı.
Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü ve Başbakanlık İletişim Merkezi’ne yapılan ihbarlarda, firari savcılar Öz ve Kara’nın Sarp Sınır Kapısı’ndan kaçtıktan 2 gün sonra, dönemin Posof Kaymakamı olan Alibeyoğlu’nun makam aracı ile Türkgözü (Badele) Sınır Kapısı’na giderek savcılarla buluştuğu, Öz ve Kara’yı makam aracı ile Ermenistan’a kaçırdığı aktarılırken, bu şahısların nasıl Posof’a geldikleri ve Posof ayağının kim oldukları hala belirlemezken fetocu olduğu iddi edilen eski kaymakamın ilçede görev yaparken kendisiyle yakın ola Posoflular da merak edilmekte.
Bal sahada da, kovanda da tat vermiyor..
Bölgesel Amatör Liginde aldığı sonuçlar dolaysıyla başarısız kalıp, taraftarını üzen Ardahan futbol takımı gibi Ardahanlı Arıcılarda yaşanan ekonomik sıkıntı ve pazar dolaysıyla ellerinde kalan bal yüzünden bir hayli üzüntülü.
Futbol takımının adını taşıdığı Bal liginde aldığı olumsuz sonuçlar nedeniyle tat vermediği Ardahan’da bu yıl rekor derecede üretilen ballar da elde kaldı.
Kafkas arısının 40 bin kovanda ürettiği 800 ton balın arıcıların elinde kaldığı Ardahan’da yaşanan ülke genelinde yaşanan ekonomik sıkıntı bal satışlarını da olumsuz yönde etkiledi.
Konu hakkında bir açıklama yapan Ardahan Arıcılar Birliği Başkanı İlhan Evliyaoğlu Kafkas arısının gen merkezi Ardahanda bu yıl 40 bin arı kovanında yaklaşık 800 bin ton balın üretildiğini ve kilosu 200 ila 230 TL. arasında satışa sunulan yaşanan ekonomik sıkıntılar dolaysıyla balın 600’bine yakınının arıcıların elinde kaldığına işaret etti.
Kars yine üzdü..
Bir dönem 3. lige ramak kala Kars Spor’dan aldığı darbe yüzünden bu şansını kaçıran Serhat Ardahan Spor Ziraat Türkiye Kupası elemelerinde yenilip, elendiği Kars36 Spor ile bu kez evinde berabere kalıp, 1 puanla yetindi.
Ne olacak bu takımın hali?!.
Türkiye Ziraat Kupasından elenip, BAL liginde ki ilk maçında da yenilen Serhat Ardahan Spor evinde çıktığı ikinci maçında da 1 puana razı oldu.
Ortaya koyduğu performansıyla taraftarının başını yere eğen Serhat Ardahan Spor karşılaşmalarının güvenliğini sağlayan polisleri bile üzmekte.üzmekte.“STK ve siyasi partiler sorunları çözümünde birlikte hareket etmesi gerekiyor”
Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma Yılmaz’ın birlikte hazırlayıp, TEMPO TV’de canlı olarak sundukları GAZETECİLERLE GÜNDEM adlı programam katılan Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odası (ESOB) Başkanı İskender Alihanoğlu Ardahan esnafının olmak üzere kentin sorunlarının çöüzmü için siyasiler ile stk’ların bir araya gelmesi gerekliliğine dikkat çekti.
Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı İskender Alihanoğlu katıldığı canlı yayında Ardahan’ın sorunları konusunda açıklamalrda bulundu.
Ardahan’da faaliyette bulunan lokanta, pastane, kafeterya, market, fırın ve kasaplarda denetim yapılmadığına dair yakınmalar olduğunu ifade etmemi haklı bulan Başkan Alihanoğlu, “Fiyat ve hijyenle ilgili aksaklıkların giderilmesi için Esnaf ve Sanatkarlar Odasının yanı sıra, İl Tarım Müdürlüğü gıda denetim birim, İl Sağlık Müdürlüğü ile Belediye Zabıta Amirliğinin ortaklaşa denetim yapmaları gerekiyor” diyerek, bu hususta girişimlerde bulunacaklarını ifade etti.
Geçmişte yapılan Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği seçimi ve son yapılan Ticaret Odası seçimlerinde yaşanan aksaklıklara da değinen Başkan Alihanoğlu. “Nüfusuna göre Türkiye’nin en küçük ili olan Ardahan, buna karşın sorunlarımız hayli fazladır. Sorunların çözümü için mesleki kuruluş ile siyasi kurumlarda girişimci kadroların yer almalarına ihtiyaç vardır. Ardahan’ın gelişmesi ve halkın kalkınması için her alanda birlikte hareket edilmesi gereklidir” önerisinde bulundu.
Erkekler depremde şow yapıp gitti
Bir kadın ise depremzadelere el attı..
İŞ KADINI HEMŞEHRİMİZ NADİYA ALTUN DEPREMDE
ETKİLENEN DAR GELİRLİ AİLELERE
YARDIMINDA BULUNDU..
Geçtiğmiz günlerde yaşanan 5.3 şideetinde ki depremle sarsılan Ardahan’ın Göle köylerinde mağdur olan vatandaşların dışarıda, çadır da kaldığı günlerde Göle’ye gelip, kurbanlar kestirip, kendisini alkışlatan Saffet Kaya başta olmak üzere stk ve siyasilerin şowları devam ede dursun, bir kadın yaptığı yardımlarıyla hemşehrilerine el attı.
Ardahan Göleli iş insanı Nadiya Altun memleketi Göle’de meydana gelen 5.3 depremden etkilenen dar gelirli ailelere un, somun ekmek, gıda ve meyve sebze yardımında bulundu.
MerkeziGöle’de bulunan ve başkanlığını Kurban Demir’in yaptığı Göle Dernekler Federasyonu ile birlikte yürüttüğü çalışmalarıyla yaklaşık üç yıldır bölgede çeşitli yardımlarda bulunan Nadiya Altun bu kez hemde erkeklerin deprem ardından bölgeye gidip, şow yapan erkeklerden ziyade depremde etkilenen hemşehrilerini yalnız bırakmayarak çeşitli yardımlada bulundu.
Haber/Kaynak: Kurbani DEMİR
Su önce depoya gelecek sonra Göle’ye..
Yıllardır arsenikli, kirli ve gelmez suyu tartışılan Ardahan’ın nüfusu en büyük ve kışları -40’ları bulan soğukları ile en soğuk ilçesi su sorunu bu yılda sona ermedi.
Yaklaşan kış öncesi yeni bir çalışma başlatan Göle ilçesi AK Partili Belediyesi daha önce yaptırılan ancak yanlış plan ve projelendirme dolaysıyla sürekli arıza veren su deposunu büyütürken, arıtma tehsisini de baştan aşağıya yenilemekte.
Kura Nehrinin ana kaynağı olan ve Kars sınırları içinde kalan bölgede yapılan baraj ile Göle’de kat kat büyük Kars’ın içme su ihtiyacını karşılayan Allahuekber Dağlarının bu yakasına yapılacak bir baraj ile hem ilçenin yanı sıra su ihtiyaçlarını büyük paralar vererek elektrikli pompalarla karşılayan birçok köyün su ihtiyacını karşılayabilecekken sürekli arıza veren su hatlarında karşılayan Göle ilçesi yeni depo ile rahatlamayı hedefliyor.
Konu hakkında bir açıklama yapan AK Partili Göle Belediye Başkanı İlhan Gültekin, ‘ilçemizde yapılan ve mevsim şartlarına uygun olmadığı için sık sık arızalan arıtma tesisi ve buna ilaveten 200 tonluk yeni su deposu yapıyoruz’ dedi.
Göle Belediye Başkanı İlhan Gültekin çözmeye kararlı olduklarını belirttiği içme suyu sorununun başta İl bank tarafından yapılan ancak mevsim şartlarına uygun olmayan aynı zamanda yanlış projeden kaynaklı hatalardan dolayı sürekli arıza veren su arıtma tesisimizi baştan yenileyerek halkımızın hizmetine sunacağız.’ diyerek sözlerine şöyle devam etti.
‘Tesisimizin üst tarafında 200 tonluk yeni su deposu yapıyoruz. 20 günlük bir işimiz kaldı.
Su önce bu depoya gelecek burada hem suyu dinlendireceğiz hem de basıncı azaltacağız. Saniyede 40 Lt. suyu arıtarak, şebekeye vereceğiz. Böylece ilçemizde kangren haline dönüşen su sorununa bu yıl son vereceğiz.’ dedi.
DEVLETTEN SONRA
KÖYLÜ ORMANA DALDI!!..
Devletin ‘yenileme, bakım, gençleştirme’ adı altında her yıl kesimini yaptığı Ardahan’ın Sarı Çamları bu kez köylülerce budanmaya başladı
Orman Kanunu çerçevesinde her yıl olduğu gibi bu yıl da Ardahan sınırlarındaki orman içi ve bitişiği köylerde yaşayan ailelerin yakacak odunu orman teşkilatı tarafından karşılanması ve 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 31. ve 32. maddesine giren orman içi ve bitişiği köylerde hane halkına yakacak odun verilmesi maddesine dayanılarak girilen ormanlarda kışlık yakacak telaşına düşen köylüler ‘Ağaç budama’ adı altında ağaç kesimi yaparak adeta birbirleriyle yarıştıkları gözlendi.
Yakacak odunlar orman köylülerine işçiliği kendilerine ait olmak üzere steri 70 kuruş yani tonu 2 lira gibi sembolik bir bedel karşılığı veriliyor. Yakacak odun ihtiyacı resmi yollarla verildiğinden kimsenin izinsiz kesim yapmasına da gerek kalmıyor.
Bölge de kara kış hazırlığı!
Köylerde yaşayan ve hayvancılık yapan vatandaşlar kış mevsiminde tenekee sobada yakarak ısınma ve tandırda kullanmak amacıyla tezek geleneğini sürdürüyor.
Köylerde yaşayan ve hayvancılık yapan vatandaşlar kış mevsiminde ısınma ve tandırda kullanmak amacıyla tezek geleneğini sürdürüyor.
Ardahan’da kışın yakacak olarak kullanılan tezek yazdan hazırlanırken doların artmasıyla fiyatı yükselen kömür yerine doğuda ‘kokar yakıt’ olarak adlandırılan tezeğe olan rağbet arttı.
Ardahan’da kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşlar, kömür yerine besledikleri büyükbaş hayvanların dışkılarından tezek yaparak yakacak olarak hazırlıyor.


İçişleri Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı tarafından yürütülen İZDES (İzleme ve Değerlendirme Sistemi) Projesi kapsamında çalışmalarda bulunmak üzere Ardahan’a gelen Ardahan’ın eski Valisi Mülkiye Başmüfettişi Ahmet Deniz, beraberinde İçişleri Bakanlığı Daire Başkanı Nurten Erol ve İçişleri Uzman Yardımcısı Berkay Ertaş ile birlikte Ardahan Valisi Hüseyin Öner’i makamında ziyaret ettiler.

Ardahan’ın Gürcistan ve Ermenistan’a sını olan Çıldır ilçesinin ana sorunlarını dile getirip, 17 sor ile cevap arayan vatandaşlar kış gelmeden bu soruları cevaplandıracak, çözüm bulacak siyasiler yada ilgililer arıyor.
Kars-Tiflis-Bakü Demryolunun yanı sıra Gürcistan’a açılan gümrük kapısına giden uluslararası yolların geçmesine rağmen başta işsizlik olmak üzere birçok sorunla başbaşa olan Çıldı ilçesinin ana sorunlarını 17 soruyla soran Çıldırların cevap aradığı sorular şöyle;
*1- Ardahan İl Özel İdaresi yetkisinde bulunan ve geçtiğimiz günlerde işletmecisi tarafından kapatılan Kuzey Yıldızı Restaurant ve Bungolav Evleri’nin akibeti ne olacak?
*2- 2017 yılında dönemin Karslı Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan tarafından Çıldır Gölü için tahsis edilen ARDAHAN UHB adlı tekne kıyı da atıl halde bekliyor.
Yeni iskele ne zaman yapılacak ve tekne ne zaman faaliyete geçecek?
*3- Aktaş Sınır Kapısı için çok önemli bir yere sahip ve olan ışığı görünen Çıldır Aşık Şenlik Tüneli ne zaman kullanıma açılacak?
*4- Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi kapmasında Çıldır Yukarıcanbaz Köyü ne kurulacak, “Yukarı Canbaz İstasyonu” ne zaman tam manasıyla tamamlanacak ve faaliyete geçecek?
*5- Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi kapsamında sadece ticari geçişin olacağı “Yukarıcanbaz Köyü Gümrük Kapısı” projesi ne durumda?
*6- Toplum Aile Sağlığı Merkezi’nin taşındığı Çıldır Entegre Devlet Hastanesi doktor ve teçhizat eksikleri tamamlanarak ne zaman tam olarak faaliyete geçecek?
*7- 2013 yılında yapımı tamamlanan ve müteahhite gerekli ödemeler yapılamadığı için teslim alınamayan Çıldır Erkek Öğrenci Yurdu’nun durumu ne olacak?
*8- 2017 yılında Çıldır Belediyesi bünyesinde kurulan ve pasif halde bulunan “Çıldır Belediye Spor ” kapandı mı? Ardahan Amatör Liginde yer alacak mı veya yeni bir takım kurulacak mı?
*9- Çıldır’a atanan memurların konut sıkıntısı için bir çözüm planı var mı?
* Çıldır Toki 2.Etap Projesi hayata geçecek mi?
*10- Çıldır Meslek Yüksekokulu’nda yeni bölümler açılacak mı?
*11- Çıldır Aktaş Sınır Kapısından Çıldır’ın ticari olarak yararlanması adına herhangi bir proje söz konusu mu?
*12- Çıldır’ın sosyal ve kültürel hayatına katkı sağlayacak bir proje söz konusu mu?
*13- Köyleri Çıldır’a bağlayan bağlantı yolları ne zaman sıcak asfalta kavuşacak?
*14- Yaz başlarında (bahar da) suların bulanık akması sorunu,hijyen ve şebeke suyunun arıtılması adına bir proje yapılacak mı?
*15- Çıldır Gölü’nün su seviyesini yükseltmesi amacıyla yapılan ve birkaç köyden geçerek göle ulaşan kanal için kirliliğin önlenmesi adına
filtreleme yapılacak mı? Ayrıca köylerde mal ve can kaybı olmaması adına etrafı güvenli hale getirilecek mi?
*16- Çıldır dan Ardahan’a ulaşım adına servis saatleri ve sayısı noktasında iyileştirme yapılacak mı?
*17- Çıldır ‘ın ana cadde dışındaki sokak veya caddelere kaldırım ve yol düzenlemesi yapılacak mı? (Örneğin; Girişten Yılmazoğlu otel’e uzanan cadde gibi)
#çıldırsancağı

Çıldır Gölü sınırlarında bulunan Akçakale Ada Şehri, diğer adıyla Alparslan Adasına Van’dan gelen Pelikanlar Çıldır gölünün maskotu oldular.
Ardahan‘ın Çıldır Gölüne Van gölünden göç edip gelen ve bir daha geri dönmeye Pelikanlar Yiğit ve Ömür Çıldır Gölü Akçakale adasının muhacir kuşları olarak yaşamlarını sürdürüyorlar.
Ardahan’ın Çıldır ilçesine bağlı tarihi Akçakale adasında 4 ay önce Van Gölü’den adaya göç ettikleri tespit edilen balıkçıların Yiğit ve Ömür adı verdikleri pelikanlar, balıkçıların can dostu oldular. Öyle ki balıkçıları gördüklerinde ürküp uçmuyorlar, yanlarına gelip onlarla birlikte geziyorlar.
Ada ismini aldığı Çıldır Akçakale köyünün hemen önünde yer alıyor. Köyde restoran işleten balıkçı Kurtuluş Kılıç, “3 -4 ay önce tekneyle müşterileri gezdirirken adada aneleri tarafından terkedilmiş ve ölmek üzere olan pelikanları gördüm. Onları sahiplendim. Onlarda çok vefalı çıktı bizi asla terk etmiyorlar, biz nereye gitsek bizimle geliyorlar. İşyerime geldiğimde ise etrafımızda dönüp duruyorlar. Diğer kuşlara karışmıyorlar, hep yalnızlar.” dedi.
Alparslan Adası Ağçakale
Çıldır Gölü sınırlarında bulunan Akçakale Ada Şehri, diğer adıyla Alparslan Adası, doğal güzelliklerinin yanı sıra 10 bin yıllık tarihin de izlerini taşıyor. Antik kent olma özelliğine sahip Akçakale Ada Şehri’nde, Neolitik dönemden günümüze pek çok mimari yapının kalıntılarını görmek mümkün.
Ardahan’a 70, Kars’a ise 86 kilometre uzaklıkta bulunan Akçakale Ada Şehri, doğal güzelliklerinin yanı sıra 10 bin yıllık tarihin de izlerini taşıyor. Karayla bağlantısı bulunmayan Ada Şehri’nde, sonradan eklenen köprü ile giriş çıkışların sağlandığı belirtiliyor. Ada Şehri’nin tarihine yönelik ilk araştırmayı 1952 yılında başlatan İsmail Kökten, araştırma neticesinde, tümülüs eteklerine kurulmuş olan taş damların Neolitik devir işçiliğine uygun bir biçimde yapıldığını belirlemiş. Ayrıca dikilitaşlar, kurganlar ve harçlı duvar yıkıntıları da belirleyen Kökten, bir dolmen içerisinde yapılan sondaj çalışmasında ise kalkerden bir alete rastlamış. Çalışmada mimari kalıntıları oldukça belirgin olan bir kale de belirleniyor. Bu kaleye Ermenilerin “Pağkatsıs”, Türklerin ise “Akçakale” ismini koyduğu ve daha sonradan bu ismin, Ada Şehri’nin karşısındaki köye adını verdiği sanılıyor.
AKÇAKALE ADA ŞEHRİ GÖZETLEME KULESİ
Akçakale Ada Şehri’nde yapılan araştırmalara daha sonraları da devam edilir. 1995 yılında bölgede inceleme yapan Köroğlu, Akçakale mezarlarının Kafkaslarda bulunan ve Orta Tunç Çağı’na tarihlenen mezarlarla karşılaştırmış. Mezarların kurgan türü mezarlar olduğunu, benzer örneklerinin Gürcistan’da, Trialeti ve Mashet’te de aynı inşa tekniği ile görüldüğünü vurgulamış. Ayrıca Köroğlu, kalede bulunan kromlekin, bir ölü gömme geleneği olduğunu ve Ermenistan’da da bu örneklere rastlandığını kaydetmiş. Ada Şehri’nde bulunan kale, şapel ve kule ile ilgili araştırma yapan Gündoğdu ise, özellikle şapelin 11. yüzyılda Kıpçak-Gürcü egemenliği sırasında yapıldığını belirlemiş.
En kapsamlı çalışma ise 2004-2005 yıllarında Kars Müze Müdürlüğü ve Erzurum Atatürk Üniversitesi’nin ortaklaşa düzenlediği kazılar oluyor. Doç. Dr. Alparslan Ceylan’ın bilimsel başkanlığında on kişilik bir ekiple yapılan kazılarda M.Ö. 7000-8000 yıllarına ait 3 tarihi kalıntı ortaya çıkarılır. Bunlardan en önemlileri olan ve MÖ 8000’e dayandırılan “Taş Dam”, daha önceden birçok kez defineciler tarafından tahrip edilmiş. Ceylan, Ada Şehri’nin pek çok noktasında kaçak kazıların olduğunu ve bunlara önlem alınması gerektiğini çalışmasında vurguluyor.
NE KADAR KORUNUYOR
Akçakale Ada Şehri, 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu gereğince “korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı” olarak tescil edilen Kurt Kalesi, Çıldır Gölü, Kuş Adası ile beraber 13 Şubat 1986’da “arkeolojik ve doğal sit alanı” ilan edilir. Bu karar Ada Şehri’nin yapılarının köylüler tarafından yağmalanmasına engel olur; fakat definecilerden kurtarmaz.
Ada Şehri, özellikle son yıllarda olmak üzere yoğun bir defileci tahribine maruz kalmış. Bunu Ada Şehri’nin çeşitli yerlerinden görmek mümkün. Öyle ki, Ada Şehri’nin karşısında yaşayan Akçakale Köyü halkı, 2012 yılında tam 20 gün her gece kazı yapıldığını söylüyor ve bu duruma ise seyirci kalındığını ekliyorlar. Ayrıca köy halkı, gelen piknikçilerin ve turistlerin buraya çöplerini bırakarak Ada Şehri’ni kirlettiğini de söylüyor.
En büyük sorun ise her yıl düzenli olarak yaz aylarında yapılan Çıldır Göl Festivali’nin adaya verdiği zarar. Festival’e 8-9 bin kişinin üzerinde katılım oluyor ve tarihi adadaki kale ile bitki örtüsü tahribata uğruyor. Festivale katılanların çevreye rastgele saçtıkları atıklar, arkeolojik kazı çalışmalarının yapıldığı 10 bin yıllık tarihe sahip adayı çöplüğe yığınına çeviriyor. Festivale katılanların tuvalet ihtiyaçlarını giderilmesi için ise Çıldır Belediyesi, kepçeler ile adanın birçok yerinde çukurlar açıyor ve bu da adaya büyük zarar veriyor. Festivale katılan binlerce kişinin gelişi güzel çevreye attıkları atık ve çöpler, 10 bin yıllık tarihi adayı çöplüğe yığınına çeviriyor.
ENVER YANLIŞ YAZMAMIŞSIN,
YIRTMA, YIRTINMA!
AK Parti iktidardayken Musul’da konsolos olarak görev yaptığını, cehennem zebanileri gibi bir anda ortalığa salınan İŞ-İT’in kaçırdığı iddiasıyla ortaya çıkan ve havuza düşmeden öce muhabirliğini yaptığım Habertürk Gazetesinin beni aramasıyla Ardahanlı hemşerim olduğunu öğrendiğimiz Öztürk Yılmaz’la TEMPO TV’de gazeteci kızım Özlem Şeyma Yılmaz ile birlikte sohbet ediyoruz.
Bir gün sizin de konuk olacağınız GAZETECİLERLE GÜNDEM adlı son programda Yılmaz’ın ‘Kılıçdaroğlu Erdoğan’ın iktidarı için dizayn edilmiş CHP’nin başında boşuna tutulmuyor’ demesini hatırlatan son olay son fırıldak diye suçlanan Çelebi’nin AK Parti’ye geçmesiyle oldu.
O dönemki yani önce Irak ardından Suriye’nin şimdide İran’ın karıştığı dönemde devletin üst düzey bürokratı olan, bugünkü Yenilik Partisi Genel Başkanı, AK Parti döneminde alnından öpülerek, Feyzioğlu gibi Büyükelçi yapılan Öztürk Yılmaz’ı beklenmedik bir anda çağırıp, Ardahan’dan milletvekili adayı olarak gösteren aynı AK Parti’nin iktidarı için çalıştığı ileri sürülen Kılıçdaroğlu değil miydi?
Evet, sağcı, sol damarla barışık olmayan birçoklarını çağırıp, milletvekili yapan CHP gibi HDP’de kendi çizgisiyle çokta barışık olmayan ve beklenmedik bir anda Yılmaz ile Çelebi gibi çağırıp, milletvekili olmalarına katkı sunduktan sonra partinin seçmenine saygısızca davranıp, kısa sürede kendilerini meclise taşıyan partinin hatırı için oy aldığı seçmenin başka partide gördüğü onca milletvekili varken Ergenekon davasıyla gündeme gelenleri de bu kategoriye koymak gerekmez mi?
Bilemem ama normal bir askerken Ergenekon davası ile gündeme gelip, ardından sanık olan Mehmet Ali Çelebi, Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) istifa ederek önce Muharrem İnce liderliğindeki Memleket Partisi’ne, ardından ise Erdoğan’a teşekkür ederek AKP’ye katıldığını açıklaması da bir o kadar normal değil mi?
Televizyonunu cemaatçilere satmakla eleştirilen Tuncay Özkan’ı da unutmadan onbaşı pardon teğmenken Ergenekon davası hatırıyla adı gündeme gelen ve CHP’ye çağrılıp, listenin en güzel yerine konularak İzmir Milletvekili seçtirilen Mehmet Ali Çelebi’nin Ergenekon davasına rağmen AKP’ye katılması gündemde geniş yankı uyandırırken, gazeteci Enver Aysever çok kızmış.
Aysever, 2015 yılında Mehmet Ali Çelebi için yazdığı “Genelkurmay Başkanı olmalı” yazısını canlı yayında yırtarken bende meslektaşıma kızıp, ‘Yapma’ diyerek sanki yanındaymışım gibi elimi ekrana uzatıyordum.
Tele1’de canlı yayımlanan “Gündeme Not” programında konuşan meslektaşım gazeteci Enver Aysever, “Allah da benim cezamı versin” diyerek yazdığı yazıyı yırttı, parça parça ederken aslında doğruyu yazdığını anlamıyordu.
Aysever, 7 yıl önce yazdığı yazıda yer alan şu sözleri okurken, “Bu mahkemeler boyunca dimdik duran birisi vardı. Hani şu sehven ömrü çürüyen Teğmen Çelebi… Bence Genelkurmay Başkanı o olmalı. Silah arkadaşlığı nedir, dava adamlığı nedir, hepimize gösterdi.” diye yazdığı için kendisine kızarken aslında doğruyu yazdığını anlamıyor ya da bir anlık kızgınlığı dolayısıyla üzülüyordu.
Ama aynı Aysever’e 35 yıla yakındır her gün yazı yazan, haber yapan biri olarak diyeceğim tek şey ‘Kızma kardeşim dön bak bu yazın gibi yıllar önce yazdığımız onca yazıya…
Ve o güncelliğini kaybetmeyen yazıların aslında bugün yaşananları yazdığını anla. İnanmıyorsan senin genelkurmay başkanı olmalı dediğin şahıs dahil onla birlikte göbek büyütüp, rütbelerine yeni rütbeler takmak için 657’yi ya da bulunduğu makamın gereği deyip yaşananlar karşında sessiz kalanlara bak derim.
Bak gör, gör de derdin senin benim gibi memleket derdi diye kendimizi, yazılarımızı yırtmak olmadığını ve onların asıl derdinin makam, mevki olduğunu ve yarın gece yarısı yeni genelkurmay başkanı olarak ya da dediğin gibi genelkurmay başkanı olmazsa da RTÜK üyesi olduktan sonra milli savunma bakanı olarak bir imza ile bahsi geçen makamlara atandığını, askerlik maaşı, milletvekili maaşı, RTÜK üyesi maaşı sonrası genelkurmay ya da savunma bakanı maaşı alabileceğini anla derim…
Çünkü sistem Türk usülü başkanlık ve başkan olmasa da AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı olan Erdoğan demişse olmuş, bitmiş olduğunu hala niye anlamaz kendini ve beni niye yırtarsın Enver..
Ha bu arada Erdoğan tüm muhalefeti bir güne bir gün saraya çağırıp, birlikte bir masada ülkeye birlik mesajı vermezken sağcı Bülent Kuşçoğlu, diyanetçi Mehmet Bekaroğlu ve Ankara ikiz kuleleri diken Sinan Aygün gibilerini Çelebi gibi sanıp, rüyalarında görmeyecekleri bir yere taşıması suç mu, hata mı?
Bilmem ama kahvede hoş gün, fanti oynayan emekli bir öğretmenken ‘gel buraya’ İnce deyip, ülke gündemine taşıdığı Muharrem İnce, şu an ne yaptığı bilinmeyen, Ardahan lobisinin seçilmesinden bin pişman olduğu hemşerimin koltuğuna oturduğu Şişli’nin eski başkanı Sarıgül gibilerine değer vermesi suç mu, hata mı?
Ve buncasını bir yere taşımışsa ve hala da kendisini ülke gündeminde turan tarafından ‘Erdoğan iktidarı için dizayn edilmiş’ diye suçlanıyorsa suçlu Kılıçdaroğlu’mu?..
Yoksa Beylikdüzü’nde son dönemini yaşarken bir anda İBB’ye aday gösterilen İmamoğlu ya da oy oranı % 5 ila % 7 arasında iken destek verip, İYİ Parti gibi meclise taşıyan ve bugün %12 ila 15 arasında oy alan HDP’nin karşı ve vefa desteğini sağlayıp, MHP kökenli Mansur Yavaş’ın başkentin başına geçmesine katkı sunması mı suç?
Söyle şimdi ben mi, sen mi ya da Kılıçdaroğlu mu onca yazdıklarını, yaptıklarına yırtınsın ne yapsın de bana..
DATÜB Temsilcisinden Ahıskalılara






Can Ardahanım
02.10.2022 tarihinde Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı için adaylığımı siz değerli Ardahanlı hemşerilerimle paylaşmıştım. Bu tarihten itibaren seçim süreci boyunca yola birlikte çıktığım arkadaşlarımla Ardahanlı kimliğine yakışır bir seçim çalışmasını gerçekleştirme gayreti içerisinde bulunduk ve bunu başardığımıza inanıyorum. Bu bağlamda Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası üyelerinin tamamına ulaşmaya çalışarak Ardahan için yapabileceklerimizi, genç ve dinamik kadromuzla Ardahan’ın sahip olduğu bölgesel özellikleri göz önünde bulundurarak, Ardahan’ın potansiyelini etkin bir performansla harekete geçirebileceğimizi süreç boyunca ifade ettik. Başarılı bir seçim çalışması ve olgunluk içerisinde geçirdiğimiz seçim süreci neticesinde gençlerin varlığının hissedildiği ve artık Ardahan da söz sahibi olmaları gerektiği net bir şekilde görülmüştür. Bu seçimin en büyük kazanımlarından birinin bu olduğu şüphesiz kamuoyunca takdir edilecektir.
Bu süreçte değerli yol arkadaşlarıma, Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası üyelerine ve desteklerini eksik etmeyen tüm Ardahanlı hemşerilerime teşekkür eder saygılarımı sunarım. www.kuzeyanadolugazetesi.com








ÖMER YILMAZ SORUYOR: TÜRKGÖZÜ VE AKTAŞ’DA İN/CİN NEDEN TOP OYNUYOR?
Ekim ayının ilk haftasında yapılacak Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Seçimleri öncesi Başkan adayları saha çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdürüyorlar.
Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkan adayı Ömer Yılmaz ekibiyle birlikte Aşık Şenliğin memleketi Çıldır’daydı.
“ATSO’DA ACİL KAN DEĞİŞİMİ GEREKİYOR”
Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasında artık bir kan değişiminin zorunluluğu olduğuna vurgu yapan ATSO başkan adayı Ömer Yılmaz, mevcut yönetimin bir daha iş başına gelmesi durumunda Ardahan’ın birçok alanda özellikle ticaret alanında geri kalacağını söyledi.
Yılmaz: “Genç, alanında başarılı ve enerjik bir kadroyla yola çıktık. ATSO delegesi bu kadroya güvensin, bu seçim bir parti ya da siyasi bir yarış değildir. Biz ATSO seçimine siyaseti kesinlikle karıştırmıyoruz. Algı operasyonu yapıp seçimi farklı noktalara çekmek isteyenler şunu çok iyi bilsin ki, bizim temel sevdamız Ardahan’dır, ticarettir, göçün önünü kesmek ve ihracat kalemlerini artırmaktır. Bugün Sarp Sınır Kapısı ticari anlamda tam teşekküllü hizmet veriyorsa, Posof Türkgözü ve Çıldır Aktaş Sınır Kapısı’nda in cin top oynuyorsa bu başarısızlık mevcut yönetimin karnesidir. Ardahan halkı kapılardan hiçbir fayda görmemektedir. İkili ilişkileriniz bozulmasın diye Ardahan’ın sorunlarını görmezden gelemezsiniz” dedi.


HANCIOĞLU: GENÇLER BİRLEŞMELİ..
Ömer Yılmaz’ın sarı, Özmen Demir’in kırmızı, Çetin Demirci’nin beyaz oylarla gideceği seçim öncesi adaylardan Yılmaz ve Demir’in birleşmesi istendiği dikkat çekmekte.
Adaylıktan çekilen ve yeni bir başkan ile yönetim isteyen Ardahanlı iş insanlarına ses olan Suat Hancıoğlu Ömer Yılmaz ile Özmen Demir’in birleşmesi gerektiğini ve bu gençlerin yönetimde yer alması gereken ATSO’nun gerektiği gibi çalışması halinde başta bir demiryolu olmak üzere 3 gümrük kapısı olan Ardahan’ı gerektiği yere taşıyacağına inandığını belirtti.
Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma Yılmaz’ın hazırlayıp, Tempo TV’de canlı olarak sundukları GAZETECİLERLE GÜNDEM adlı programa telefon bağlantısı ile katılıp, 2 Ekim’de seçime gidecek olan Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerini değerlendiren Hancıoğlu Yılmaz ile Demir’in birleşmesi halinde rektörle resim çekmekten öte bir şey yapmayan ve iki dönemdir ATSO Başkanlığı yürüten ekibin döneminin kapanacağına inandığına dikkat çekti.
Ömer Yılmaz zorluyor, Demir,
Demirci dönemini kapatacağız diyor..
Hancıoğlu gibi birçok esnaf ve iş insanın bir araya gelmelerini istediği Ömer Yılmaz ile Özmen Demir’in mevcut yönetimle yarışacakları ATSO seçimi öncesi çalışmalarına devam eden adayların yanı sıra gruplarda da yarışın sürmekte olduğu 5 Grubun yarışacağı Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri 2 Ekim’de yapılacak.




Mevcut başkanın karşısında aday olan Ömer Yılmaz ile Özmen Demir’in bir araya gelmesinin daha iyi olacağına işaret ederek adaylıktan çekildiğini belirten Hancıoğlu’nun ‘At izi, İt izine karıştı’ diyerek ele aldığı çekilme yazısında partisi AK Partinin içinde yaşananlara da üstü kapalı yollamalarda bulunması dikkat çekti.
Ardahan eski İl başkanı ve eski İl Genel Meclis Üyesi Hancıoğlu’nun kendisiyle birlikte bu kararı verenlere de danışmadan bir anda ATSO’nun başkan adaylığından çekildiğiyle ilgili yazılı açıklaması aynen şöyle;
ARDAHAN TİCARET VE SANAYİ ODASI SEÇİME GİDİYOR
BENİM KARARIM VE TEMENNİM
Saygı değer Ardahanlı hemşerilerim, sıradanlaşmış bir söylem var ya; at izi it izine karışmış, tam da Ardahan ATSO seçimi için kullanacağımız bir tabirdir, çok garip; CHP liler Ak Partili lere çalışıyor, AK partililer ise CHP üyesine ve CHP nin her toplantısına istisnasız katılım sağlayan ve CHP nin seçim arabasına çıkan bir kişiyi destekliyor. Bana göre bu ne demektir, kelimenin tam anlamıyla hainliktir, hiçbir vasfı hiçbir siyasi karşılığı olmayan tamamen Recep Tayyip ERDOĞAN’ın rüzgarıyla siyasetin zirvesinde dolaşan sözde Ak Partililer partileri olan Ak partili bir tane sivil toplum örgütü başkanı seçilmesi için bırakın yardımcı olmayı haince mevcut CHP üyesi bir şahsın seçilmesi için elinden gelen desteği sunmaktalar, bunun izahı sadece ve sadece hainlik ve vefasızlıktır,(ne demek “Çeto başkan iyidir onu destekleyelim “bu söylem Ak partinin üst düzey siyasilerine yakışır mı,o makam ve mevkilere kendi gücünüzle mi geldiğinizi zannediyorsunuz kendi gücünüz ve isminizle muhtar bile olamazsınız, ama bunların hesabı burada sorulmazsa ahirette sorulacaktır bilesiniz .
Sonuç olarak bu kadar vefasız ve bencil düşünceler içerisinde olan hakim bir kesimden dolayı önümüzdeki ATSO seçimindeki adaylığımı partimin ve memleketimin geleceğini düşündüğümden dolayı, ve aynı zamanda mevcut yönetimin, basiretsizliğinin ve yetersizliğinin sonlandırılıp yeni bir yönetimin seçilmesinin önünü açmak için, bu süreçteki adaylığımdan çekiliyorum, çekilmemin amacı Partim olan Ak partinin bölünmüşlüğünü ortadan kaldırmak genç ve dinamik her iki arkadaşımın başarılı olmaları için bir damla su taşımak, ve gerçekten mevcut yönetim çok başarısız kesinlikle yenilenmesi lazım, bu memleketimiz için lazım, gelecek nesillerimiz için lazım.
Hal böyleyken bu sürecin hayırlı ve faydalı bir şekilde sonuçlanması için benim adaylıktan çekilmem yetmeyebilir, çünkü Ak partili siyasiler küçük olsun benim olsun şiarıyla sivil toplum örgütlerini partililerinin kazanmasını net bir şekilde istemiyorlar, dolayısıyla her iki aday arkadaşımın kesinlikle güç birliği yapması gerekiyor bu da benim onlardan özellikle ricamdır Benim kararım ve temennim bu noktadadır herkesi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
Suat HANCIOĞLU


Mevcut başkanının aday olmayacağı ileri sürülen Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası ve Ardahan Barosu’na aday olanlar delegelerden oy alma yarışına girdiler.
Suat Hancıoğlu, Ömer Yılmaz ve Özmen Demir’in yanı sıra nabız ölçtüğü öğrenilen Yılmaz Özer’in Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası seçimin yanında Ardahan Barosu da seçime gidiyor.
Ardahan’ın önemli avukatlarından olan Avukat Ahmet Yılmaz’ın adaylığını açıkladığı Ardahan Barosu da Ekim ayında seçime gidecek.
Ardahan’da 32 yıldır Avukatlık yapan Ahmet Yavuz Yılmaz Ardahan Baro Başkanlığına aday olduğunu açıkladı.
Avukat Ahmet Yavuz Yılmaz adaylığı ile ilgili şu açıklamayı yaptı;
-04.jpg)

1990 yılından bu yana aktif olarak bu mesleği icra eden bir avukat olarak ve 2021yılında Türkiye Barolar Birliği delegeliği ile başlayan kurumsal görev sürecimin sonunda; Avukatlık Kanununun 82. Maddesi uyarınca Ekim ayında yapılacak olan Genel Kurulunda, farklılıklarımızı sorun değil, zenginlik olarak gören bir anlayışla, hiçbir ayırım gözetmeden, öncelikle mesleğimize, meslektaşlarımıza ve özellikle Ardahan Barosuna hizmet düşüncesiyle, en büyük hayalimiz olan adil, bağımsız ve demokrat yargıya, olan inancımla, asıl görevimiz olan savunmanın kalesini savunmak, mesleğimizin onurunu yüceltmek, hiç kimseye biat etmeden, kimseden talimat almadan, cübbemizin değerini arttırmak, cübbemizde düğme arayanlara inat, meslektaşlarımız ile birlik, beraberlik ve dayanışmayı sağlayarak, meslektaşlarımızın tecrübelerinden faydalanmak, genç meslektaşlarımızın baromuza olan güvenini arttırmak, katkılarını sağlamak, sorunlarımızın farkında ve bizzat yaşayan bir meslektaşınız olarak, çözüm önerilerim, projelerim geçmiş dönemlerdeki tecrübelerim ve enerjimle; Mücadelemizde tüm meslektaşlarımız ile omuz omuza yer almak, tüm meslektaşlarım ile birlikte hakkı ve hukuku sağlamak, her bir meslektaşımın derdi ile dertlenmek, sevinçlerine ortak olmak amacıyla, görevlerin geçici, emeklerin kalıcı olduğunun bilinciyle; Ardahan Barosu başkanlığına adayım.
Takdir, görevini yaparken kimseye ne müvekkile ne yargıca ne de iktidara tabi olmayan, aşağısında kişilerin varlığı iddiası bulunmayan, hiçbir hiyerarşik üst de tanımayan siz değerli meslektaşlarıma ait olmak üzere yüce genel kurulumuzundur.
Emek ve Dayanışma ile, Saygılarımla”
Bakkal ruhsatı ile müteahhitlik.
Ardahan Valiliği, Ardahan Savcılığı ve Defterdarının olduğu binanın yanı başından geçen ana yolun ortasına binalar dikilen Ardahan’da en çok vergiyi veren ilk 100 arasında 8. olan biri olarak dikkatimi çeken önemli bir nokta var. O da bu kentte zengin diye görünenlerin son beş yıldır bir taşın üzerine taş koymazken yeni zenginlerin ortaya çıkmasıdır. Ki bu zenginlerin başında gelenler de Yap Sat modeli ile yapılan binaların sahipleridir.
Kent İmar Planı’na uyulmadan gelişi güzel yapıldığı ileri sürülen onca binadan elde ettikleri paralarla bir hayli zenginleştikleri bu kişilerin başarısını kıskanmak değil amacımız, aksine yıllardır özlemini çektiğimiz önemli bir şey olduğunu baştan belirtelim.
Çünkü kamuoyun da varyemezler olarak bilinen bu kişilerin yastık altında biriktirdikleri paraları Ardahan’da yatırıma çevirmelerinin en çok bizi sevindirdiği de bilinmelidir.
Ancak bunca binayı yapıp, Yapsat modeli ile satanların kazançlarının da şeffaf olması ve ne kadar vergi verdiklerini de bilmek benim ve herkesin hakkı olmalıdır.
Çünkü bu ülkede ve inandığımız dinin emri gereği bir insanın kazancının bir bölümünü vergi olarak vermesinin şart olduğu belirtilir.
Ki o vergi verilirken de bakkal ruhsatı ile değil müteahhitlik ruhsatı ile vermesidir. İşte bizim de merakımız bundandır.
Konuya bakacak olan da Defterdarlık ve Vergi Dairesidir..
**Vergi Denetmeni Yokmuş..
Bu yazıyı ele aldığım ve ‘Bakkal ruhsatı ile müteahhitlik’ başlıklı yazımın ardından gelen tebriklerin ardı sıra burun kıvırtıp, kızanlarda olmadı değil..
Ardahan’da en çok vergi verenler sıralamasında ilk 100’de ilk 10’da olan biri olarak ele aldığım bu yazım ardından vergi dairesinin tepkisini de merak ettim. Ve kendim bizzat gidip, yazdıklarımın bu kurumda nasıl bir etki yaptığına da baktım.
Çünkü son 5 yıl içinde mantar gibi art arda biten ve en az 280 ila 350 bin TL. arasında peynir ekmek gibi satılan konutları yapanların vergilerle ayakta kaldığı ileri sürülen bu devlete ne kadar vergi verdiğini bilmek istemek, şu yoksul Ardahan’da 17 sigortalı çalıştıran ve en çok vergi veren biri olarak merak etmek en tabi hakkımdı.
Ancak birçok yazımız gibi ‘Bakkal ruhsatı ile müteahhitlik’ başlıklı yazımında konuyla ilgili kurumca sadece okunduğu ve ‘Evet haklı yazmışsın, güzel yazmışsın’ denilip, kenara konulduğunu görmenin üzüntüsünü yaşadım.
Bu durumun yaşanmasına neden olan ise benim gibi bu durumu merak edip, araştırması gereken Vergi Dairesi’nde vergi denetmelerinin olmadığı yönünde bir cevap almamdı.
Ve bu ülke’ de bir şeylerin ters gittiğinin açık bir örneği olan bu durum karşısında bana sadece şaşmak kalırken, seçim öncesi yine ortaya atılan ‘müjde’ twitleri yeni yaptırılacak denen TOKİ konutlarının da daha önce olduğu gibi yine bu bakkal müteahhitlerce alındığını duyuyordum.
.jpg)
Göle yaman gelişiyor!..
*oto Kurbani Demir/Göle
Sokak köpeklerinin cirit attığı 70’li yılların vazgeçilmez taşıma araçları Kaşkaların hala kullanıldığı Göle’nin geliştiğini ileri süren Göleli siyasiler ve onlara yakın facebokk habercileri Ardahan merkez ve diğer ilçelerinde olduğu gibi Göle’de var olan sorunları kulak ardı etmeye devam ediyor.**POSOF, HANAK VE ÇILDIR’DAN SONRA GÖLE..
Durançam Sulama Barajı İnşaatı Başladı..
**Şimdi de Göle’ye HES!..
*04/04’017 Tarihli Haber
Ardahan’ın Göle İlçesine bağlı Köprülü(Goaveng) Beldesi’nde geçen yıl Durançam Sulama Barajı yapım ihalesini alan firma, 2 Nisan 2017 Pazar günü iş makinaları ve harfiyat kamyonlarını Durançam Köyüne getirerek Durançam Barajı için çalışmalarına başladı.
Devlet Su İşleri tarafından, Ardahan İli Göle İlçesi Köprülü Beldesi Durançam köyü içerisinden geçen Batı Kür çayı üzerinde yapımına başlanılan Durançam Sulama Barajı İnşaatı İşi’nin sözleşmesi 31 Ağustos 2016 tarihinde imzalanmıştı. Durançam Barajı’nın silindirle sıkıştırılmış beton dolgu olarak inşa edileceği belirtildi.
Devlet Su İşleri yetkilileri daha önce yaptıkları açıklamada ”Baraj sulama ve enerji amaçlı olup, proje tamamlandığında 75 bin 870 dekar alan sulanacak. Baraj; temelden yüksekliği 22 metre olarak inşa edilecek. Ayrıca nehir suyunun mansaba aktarma tüneli sonunda 41.10 metre düşüsünde 3720 KW gücünde, yıllık ortalama 5,12 GWh enerji üretilecek” diye açıklama yapmıştılar.
Haber / Erkan Sarıkaya
**ARDAHAN DERELERİ HESLEŞİYOR..
**12/04/2015 Tarihli Haber
Tüm yurtta olduğu gibi Ardahan’da da ard arda yapılmaya devam eden Hidro Elektrik Santrallerinin bir yenisi de Hanak’ta yapılacak.
Posof’un derelerini kurutp, Alabalıkları, Yeşili Ormanlarını yok eden, Çıldır’ın ve Kura Nehrini yatağını altüst eden HES’lerin bir yenisi de Hanak Çayı üzerinde yapılacak.
Ardahan İli Hanak ilçesi Avcılar ve Koyunpınarı (Saskara) köyü, Burmadere, Çayağzı ve diğer mahalle ve köyleri de yakından ilgilendiren Hanak çayı üzerinde yapılması planlanan HES projesi durdurulsun kampanyası başlatıldı.
Köylülerin karşı çıktığı, Hanak’ın CHP’li Belediye Başkanının ‘Gaz alma’ yöntemleri ile orta da durduğu görülen Hanak’ta ki HES için bilgilendirme toplantısına katılan vatandaşlar bölgede HES istemediklerini belirtterek bu yönde bir kampanya başlattılar.
Bölgenin tarım ve hayvancılığına darbe vuracağından, yaşam alanlarımızın daralacağından, çevre ve ekolojik dengenin bozulacağından ve en önemlisi ileriye dönük, Ortadoğu da yaşanacak olan su sıkıntıları da dikkate alındığında, elimizde var olan su kaynaklarını korumalı, bu ve bunun gibi kapitalizm eseri projelere kanıp,satmamalıyız…’ diye bölge köylüleri, ‘Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde, insanoğlu; paranın yenmeyecek bişey olduğunu anlayacaktır…’ Kızılderi atasöz ile tamamladıkları HES’e karşı kampanyaya tüm Ardahanlıların katılmasını istediler.
Evet desem inanacak mısınız ki?
Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var | |
fakiryilmaz323@hotmail.com
|