Sınav Kurucular Zirvesi Başladı..


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..  


Bu haber aşağıda ki linki kopyalayarak izleyebilirsiniz..


https://www.youtube.com/watch?v=x_54lQa4WaQ&ab_channel=ArdahanTV


Sınav Eğitim Kurumlarının temel değerleri; takip, hakkaniyet, empati ve demokrasi kavramlarının ekseninde konuşma yapan Özer, bu tür toplantılarda programımızın, sistemimizin, yönetim biçimimizin ve yayınlarımızın masaya yatırılarak yapıcı eleştiriler ile konu edinmesinden mutluluk duyduğunu dile getirdi. 




Sınav Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Üyesi Orhan Özer Avukat kızı ile birlikte katıldığı Sınav Eğitim Kurumları Kurucu Temsilcileri Zirvesi Antalya’da başladı.



Ağacın Kurdu İçinde Olur..


Aslında önce Can, sonar Canan denen bir sözle insanoğlunun benciliğini de anlatan en son durum CHP İl Başkanına verilen ceza ardından CHP’li Belediyelerin sınırları içinde bulunan bilboardlara asılan bir afişle daha iyi anlıyorum.


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na verilen hapis cezası ve siyasi yasak nedeniyle, destek için, hazırlanan afişlerde aslında ‘Önce can, sonra Canan’ anlamına gelen ‘Canan cesurdur, yüreklidir’ afişi ile de bunu ortaya koyarken Kaftancıoğlu’nu yiyenlerin balında gelenin başında bulunduğu partisinin içindeki kozmik odayı da görmezden geliyor ya da sıranın er geç kendisine de geleceğini unutup, ‘Bana dokunmayan yılan…’ diyerek görmezden geliyor.

Çünkü oda biliyor ki Ağacın kurdunun içinde olduğunu…

Evet, ‘Ağacın kurdu içinde olur’ ​sözüne geçecek olursak önce anlamına bakalım derim…

Anlamı:

‘Bir topluluğu çökertecek olan şey yine kendi içinden çıkar’ anlamın da kullanılan bir sözdür ‘Ağacın kurdu içinde olur’

Peki, bunu neden demiş, niye söylemiş atalarımız?

Bu sözün anlamını çıkarmak ve kurdun kim, ağacın kim olduğuna baktığımızda herkesin kendisini ağacın yerine koyduğunu, kurdun ise yakınları başta olmak üzere etrafındakilerin olduğunu söylerler..




Yani kendileri hiç kurt olmaz, hep serinleten, elma veren olurlar..

Bir topluluğu çökerten kurtların bir hayli fazla olduğu şu günlerde yaklaşan yerel seçimlere doğru giderken kurtların yeniden harekete geçip, ağaçları oymaya başladığını görürüz.

Sadece seçimlerde mi?

Tabiî ki hayır..

Sizin ülkeniz için, memleketiniz için verdiğiniz mücadeleyi anlamayıp, bu yönde mücadele verenleri nasıl olur kemirir, çürütür ve yıkarım çabası içinde olanları da unutmayalım.

Burunlarının dibindeki dev organizasyonu görmezden gelip, kendi kendilerine oynadıkları siyaset ya da dernekçilik oyunu ile aslında kendilerini ve sözüm ona kabul etmediklerinin bağırsaklarını kemirdiklerinin farkında olmayanlar bu kurtların aslında tüm toplumun bağırsaklarına bela olmuş ve yıllardır o toplumu kemire kemire bitirmişlerdir. 

Gerek gazetecilik hayatımda gerekse stk başkanlığım esnasında hep bu bağırsak kurtları ile mücadele verirken en büyük sorunum da bu Kurtların hiç birisinin ağacı değil, bağırsağı yediklerine de şahit olmuşumdur…

Çünkü kökü olan bir ağacı kemirerek devirmeyeceklerini iyi bilen bu bağırsak kurtları aslında sadece memleketin değil, tüm ülkenin ve siyasi partilerin baş belalarıdır.

Bunun nedeni ise kendilerini adam diye yutturup, adam olmadıklarını bugüne kadar ne iktidar ne de bir yere sap olamamalarında görmekte mümkün.

Bu nedenle; ‘Ağacın kurdu içinde olur’ diyen ataların aslında bunun sadece bağırsak kurdu olduğunu da anlatırlar bu ünlü sözleri ile..

Ha bu arada dün yanında olup, bugün buldukları bağırsaklar ile karşıya geçenlere ne demiş o ünlü sözleri ile unutulmayan ve “Böyle davranırsa er geç başına bir iş gelecek” diyen ‘Atalar?

Birde ona bakalım;

Baktım, onla ilgili çok söz varken en iyi sözü yine benim diyeceğimi düşündüm.

Oda;

Alçaklık, yani çukurdan daha çukur bu tiplerdir..



arşiv haberler 05/07/2020 tarihli haber/yorum


 



BİR YIL ÖNCE AÇILAN HESLER 1 YIL


SONRA BÖLGESEL BASIN VE HALK


DAVET EDİLMEDEN YENİDEN, UZAKTAN


KUMANDAYLA AÇILDILAR!


Ardahan’ın Kura Nehrine gem vuran, derelerini kurutan Hidro Elektrik Santralleri doğayı da yok etmeye devam eden HES barajlarının resmi açılışları yapıldı. 5 yıl önce yapımına başlanan ve bir yıldır hayata geçip, enerji üreten bölgede ki iki HES Barajının resmi açılışı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sanaldan katıldığı törenle yeniden açıldı. Bölgesel basının ve yerel halkın davet edilmediği görünen HES Barajlarına giden yolların bile yapılmadığı bilinirken açılışa enerji bakan yardımcısı da katıldı.


VALİ BEY BÖLGE BASINI NEDEN DAVET EDİLMİYOR?!


Bir yakası Ardahan’ın Göle İlçesi sınırları içinde bulunan Allahüekber dağlarından doğup, Göle, Ardahan ve Hanak Ovalarına hayat verdikten sonra Çıldır kayumundan geçtikten sonra Gürcistan’a, buradanda Azerbaycan Hazar Gölüne kadar uzanan Kura Nehrine gem vuran Köroğlu Barajı ve Kotanlı Hidroelektrik Santrali (HES), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın video konferansla katılımı ile hizmete açıldı.


Yapıldığı günden bu yana bölge de bulunan çevreye, köylere ve Ardahanlılara Sosyal Sorumluluklar yönünde verilen sözlerin yerine getirilmediği, barajlara giden yolların bile yapılmadığı barajların açılış programına, Vali Hüseyin Öner, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı  Alparslan Bayraktar ve diğer yetkililer katıldı.


Açılış öncesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a bilgi veren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Bayraktar, Ardahan’ın en büyük elektrik santralini devreye aldıklarını belirterek, “Bu santralimiz, 125 megavat gücünde tam kapasitede çalıştığında yaklaşık 290 milyon kilovat saat yıllık elektrik üreterek 740 bin haneye elektrik sağlayacak. Bu anlamda Ardahan’ın en büyük elektrik santralini devreye alıyoruz. Bu tesisin yapımı esnasında yaklaşık 1000 vatandaşımıza istihdam imkanı sağlandı. Sosyal sorumluluk projesi kapsamında civar köylerimize ve çiftçilerimize destek sağlandı. Hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.


Konuşmanın ardından ‘Kestiğiniz kurdelelerive makasları alın evinize eşinize hediye edin’ diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla kurdele kesilerek , yapımı bir yıl önce biten ve bir yıldır enerji üretip, satan özel sektötrün Yap/İşlet yöntemi ile yapılan ve çevre arazilere hayat vermektense bu arazilere hayat veren suyun tümünü yutan ve Kura yatağına bırakılan can suyu ile nehir boyunca doğal yaşamın canını alan Köroğlu Barajı ve Kotanlı HES’in açılışı gerçekleştirildi.



Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Alparslan Bayraktar, açılış öncesi Vali Hüseyin Öner’i makamında ziyaret etti. Bakan Yardımcısı Bayraktar ile Vali Hüseyin Öner, bir süre sohbette bulunurlarken gerek bu ziyarete gerekse barajların açılışına yerel basın mensupları ile halkın davet edilmediği dikkat çekti.



Şüpheli Haberler…


 


Adına havuz, yandaş denen basın ve medyanın kendisinin üzerinde yarattığı güvensizliğin en açık ve bariz göstergesini tiraj ve reytinglerde görmek mümkün.


Kimilerinin adlarına merkez basın, kimilerinin ulusal, kiminin ise yerel, bölgesel basın ve medyada dediği gazetecilik, televizyon ve ajanscılığın hangi seviyede olduğuna baktığımızda da tiraj ve reytinglerin çokta yüksek olmadığı ve tam tersine yerlerde olduğunu görürken benim de aralarında olduğum gazetecilerin yaptığı her habere de şüpheyle bakan bir okur ve izleyici kitlesinin olduğu  diğer bir gerçek olarak karşımıza çıkmakta…

Gerçi araştıran, okuyan, yorumlayan değil de sanaldan bakıp, okumadan, yorumlamadan, görmeden bir tık ile sözüm ona beğenip, geçen ve ekmek alır gibi her sabah bir gazete bayisine gidip, günlük bir gazete almayan, yerel gazeteyi kimlik kaybı  ilanı vermek için aklına getiren, haber ve tartışma programlarından çok dizileri izleyen bir toplumun daha çok olduğu ülkede yapılan, çekilen onca haberin ne amaçla, niye, neden, niçin ve kim için yapıldığını da anlamasını beklemek anlamsız bir durum ya neyse..

Çünkü sık sık ele aldığım ama ele alıp, yazmaktan, bir gün anlarlar diyerek arşivlediğimiz onca yazımızın satır aralarında olan bir sorunu hepimiz konuşur, tartışırız.

Ama bu sorunun nasıl ortadan kalkacağını da düşünmez, düşünsek de 82 milyonluk ülkede 1 Milyonu Spor, 1 Milyonu Magazin, 1 Milyonu At yarışı ya da Bulmaca ve porno, seks, kalanı ise bir kaç tane ciddi, fikir gazetesi olmak üzere 4,5 milyon gazetenin sattığı ülkede her gün bir gazete bayisine gidip günlük bir gazete alarak, bir kitap okuyarak, anlayarak  bu yönde ciddi, samimi bir çabayı ortaya koymayız..




Evet, bunun nedenlerine baktığımızda ise bu nedenlerin arasında en etkili olanların başında haberlerin şüpheli, yandaş, özel çıkar, güçten yana olmasının etkisinin bir hayli büyük bir durum olduğunu da görürüz ..

Çünkü en son olarak okuduğum, izlediğim bir haber okumayan, ilgilenmeyen, araştırmayan hatta cahil toplum diyerek aşağılanan insanların hiç de öyle olmadığı ve aslında bu haberi yapanların şüpheli davranışları yüzünden basına güven duymadıkları, medyaya inanmadıklarını da görmüyor, anlamıyor değiliz..

Çünkü 15 Temmuz Darbesi öncesi ve sonrası ve aslında son 20 yılda basın ve medya üzerinde kurulmak istenen baskının daralttığı alandan çekilen gerçek gazetecilerin boş bıraktığı alanın birer ürünleri olan ve kamuoyunda ‘Satılık Basın’ denerek suçlanan ve adlarına havuz, yandaş basın, medya ve haber ajansı denenlerin her yaptığı haber Ardahan Üniversitesi Rektörü aleyhinde yapılan bir Ajans haberi gerçek anlamda şüpheli. 

Bu şüphenin nedeni de adı geçen ajansın ve çalışanlarının Kastelli, Uzanlardan daha ağır suçlara karışmış, Feto gibi cemaat kuranlar olmasına karşın patronlarının ustaca manevralarıyla her iktidara yaranmayı bilmiş olanların yönetiminde olmasıdır..

Evet, Ardahanlı olmama karşın hala bir çayını içmediğim Ardahan Üniversitesi Rektörünün yönetim anlayışı ile üniversiteyi kent merkezinden koparması, keyfi atama, uygulama hatta yardımcılarının eş ve çocuklarının adını başında bulunduğu üniversitedeki tabelalara astırması gibi onca onay almayan davranışları olsa da kendisi hakkında bir ajansın yaptığı haber çokta inandırıcı gelmedi ve kamuoyunca şüpheyle karşılandı..

Bunun nedeni de habere imza atan Ajansın bu tür haberi yapan, yapacak bir ajans olmadığını bir ben değil iktidar dahil tüm alem biliyor.

Peki bu şüpheye neden olan bu haber sizce niye yapıldı?..

Gerçekten habercilik için mi yoksa rektör abone olmadığı için mi? Belki de bu ajansın yerel muhabirinin özel bir ailece çıkarı için mi? 

Ya da Ardahan kamuoyunun istemeyen adam ilan ettiği rektör hakkında öne sürülen onca iddiaların yarattığı kamuoyu baskısı mı?

Bilmem ama umarım bu haber şüphe götürmeyen ve ‘Yok ya samimice yapılmış bir haberdir’ denebilseydi..

 Ve en önemlisi de okur, kamuoyu, YÖK, Ardahan, iktidar tarafından alkışlansaydı bu haber…



Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


HES’LER


DOĞAYI YIKMAYA DEVAM EDİYOR!


arşiv haberler 22/07/2015 tar,hli haberler


Ardahan’ın derelerini kurutan Hidro Elektrik Santralleri doğayı da yok etmeye devam ediyor. Bölgede yapımı deam eden ve baaşta Hanak Yamaçyolu HES olmak üzere doğa katliamı devam ediyor. Başta Alabalık, Kafkas Arı ırkı olmak üzere canlıları yok eden bölgedeki HES’ler yeşilim Ardahan doğasını da alt üst etmeye devam etmekte. Çevreci gözlerden uzak bu barajlarda Ardahanlıların çalıştırılmaması da olayın diğer gerçek bir yüzü olarak tepki toplamaya devam ediyor.


**BÜLBİLAN FESTİVALİ DE İPTAL..


Göle Kaşar Festivali’nin iptalı ardından Çıldır Göl Festivali ve Ardahan Bal Festivali ardından 3 Metre yükseklikte bulunan Bülbilan Yayla Festivalininde istifa edildi.


Yaz etkinliklerinin ancak ikisini yapabilen Ardahan’da bu yıl çok az bir katılımla Damal, Hoçan ve Gorveneg Festivalleri yapılmış, Göle Festiali Göle’de yaşanan çatışma, Çıldır ve Ardahan Festivallerinin ise Şanlıurfa Suruç’ta yaşanan katliam sonrası iptal edildikleri duyurumuştu.


**Göle kesin yapılmayacak..


Çıldır ve Ardahan Festivalleri ardından Bülbilan Yayla Şenliğinin de iptal edildiği Ardahan’da önümüzde ki aylarda yapılacağı ileri sürülen Göle Kaşar Fstiali’nin kesinlikle yapılmayacağı bilgisi de alındı.


**Vali Yardımcısı Kaymakam Oldu.. 


Kaymakam da Vali Yardımcısı..



Mülki İdare Amirleri kararnamesi yayımlandı..

Dün gece yayınlanan kararnameye göre Ardahan’ın Damal İlçesi Kaymakamı Abdurrezzak Canpolat Ardahan Vali Yardımcılığına atanırken, Ardahan Vali Yardımcısı olan Deniz Pişkın Maçka kaymakamlığına atandı.

Öte yandan Ardahan Valiliğinde bulunan ve Kaymakam adayı olan Adayı Ahmet Karaaslan Pazaralar Kaymakamlığına, Resul Özdemir ise Çobanlar kaymakamlığına atandılar.


**ÇILDIR KUPASI ŞENLİĞİN…



En Büyük Destek İş Adamların dan…


Bu yıl çok büyük bir heyecanla düzenlenen Çıldır Köyler Arası Futbol Turnuvası’nda şampiyon Aşıkşenlik futbol takımı oldu. Turnuva’nın favori gösterilen iki takımı Aşıkşenlik ve Eşmepınar Futbol takımları final maçında karşı karşıya geldi.


Çıldır Belediye Başkanı K. Yakup Azizoğlu’nun da izlediği final maçı çok çekişmeli ve sert bir şekilde başlamasına rağmen, ikinci yarı futbola yakışır bir şekilde oynanan maçı, Aşıkşenlik – 3 – Eşmepınar – 1 alarak kupayı aldı. Maçın galibi Aşıkşenlik futbol takımı olmasına rağmen, turnuva başın dan beri oynadıkları temiz futbol dan dolayı en centilmen takım Eşmepınar futbol takımı oldu.


Şampiyon olan Aşıkşenlik futbol takımı, kupayı kazanmaların da en büyük katkının forma hediye eden iş adamlarının olduğunu belirttiler. İş adamları, Aydoğdu KarahanMuhsin Koca, Serkan Karabağ ve Lokman Bavaş’a sonsuz teşekkür ettiklerini belirterek, davul zurna ile şampiyonluklarını kutladılar.


Haber – Foto : Ahmet Aydın


**Vali Deniz, köylerde incelemelerde bulundu


Ardahan Valisi Ahmet Deniz, Ardahan merkeze bağlı bazı köylerde incelemelerde bulundu.


İlk olarak uğradığı Ovapınar köyünde, köy içi kilit parke yol çalışmalarını denetleyen Deniz, devlet olarak ulaşıma önem verdiklerini söyledi.


Vatandaşın ulaşımdan, eğitime ve sağlığa kadar her türlü hizmetin en iyisini hak ettiğini ifade eden Deniz, “Ardahan’ımız güzel hizmetleri hak ediyor. Bizde devlet olarak en iyi şekilde bu hizmetleri yerine getirmenin gayreti içindeyiz” dedi.


Daha sonra sırasıyla Tepeler, Yalnızçam Hasköy, Akyaka, Ağzıpek ve Sarıyamaç köyünde de vatandaşlarla bir araya gelen Deniz, buradaki yapılan çalışmaları da yerinde inceledi.


Deniz, köylerin sorunlarını muhtar ve köylülerden dinlerken, köyleri sorunsuz bir noktaya taşımak istediklerini ifade etti.


**Vali Deniz, “Benim de Bir Evim Var Projesi” kapsamında yapılan evleri ziyaret etti



Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (SYDV) tarafından ihtiyaç sahibi ailelere yapılan evleri de ziyaret eden Deniz, “bu evlerinizde sizi mutlu görmek bize yetiyor. Mutluluğunuz hiç eksik olmasın. Biz bu niyetle bu çalışmaları yapıyoruz. Allah bu devletin imkanlarından sizleri, bizleri mahrum etmesin. Bize düşen hizmetlerin bu ve benzerlerini en iyi şekilde yerine getirmektir. Allah birlik ve beraberliğimizi bozmasın. Bizler bir ve beraber olduğumuz sürece yarınlarımıza daha emin adımlarla yürümüş olacağız” diye konuştu.


Deniz, karşılaştığı çocuklara da oyuncak ve çeşitli hediyeler verdi.


**Şehit aileleri ve gaziler iftarda buluştu



Ardahan Valiliği tarafından şehit yakınlarına ve gazilere iftar yemeği verildi.


Yalnızçam Kayak Tesislerinde verilen iftar yemeğine, Vali Ahmet Deniz, 25. Hudut Tugay Komutanı Tuğgeneral Erdem Kargın, Belediye Başkanı Faruk Köksoy, Cumhuriyet Başsavcısı Recai Bilgin, Vali Yardımcıları Deniz Pişkin, Muharrem Coşgun, Şehit yakınları, gaziler ve diğer yetkililer katıldı. 


Burada konuşan Vali Ahmet Deniz, bugün şehit aileleri ve gazilerle olmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi.


Devlet olarak şehit ve gazilere ayrı bir önem verdiklerini belirten Deniz, şunları konuştu:


“Biz devlet olarak her zaman sizin yanınızdayız. Sizlerin de bunu hissetmenizi istiyoruz. Bizler bu coğrafyada daha güçlü olmak zorundayız. Sadece Türkiye içinde değil, başka ülkelerdeki insanlar bu ülke için dua ediyorlar. Çünkü onlara kol kanat gerecek başka bir ülke yok. Onun için Rabbimize ne kadar dua etsek azdır. İnsanlık ve insanımız için bu ramazan ayını fırsat bilerek daha çok dua etmemiz lazım. Çanakkale ruhu ile hareket etmek zorundayız. Bu topraklar şehitlerimizin kanlarıyla vatan yapıldı. Onların yakınları bu nedenle bizim için çok önemliler. Şehadet şerbeti içmiş şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaşayan gazilerimize uzun ömür diliyorum. Bu vesileyle ramazanımızın bize ve sizin için hayırlara vesile olmasın diliyorum.”


 Deniz, şehit yakınları ve gazilerle tek tek ilgilenerek kendilerini çıkış kapısında yolcu etti.


**Posoflu Dershanecinin Dünya Başarısı


SINAV’DAN GÜZEL BİR SINAV..


Kuruculuğunu Ardahan Posoflu Eğitimci Metin Özer’in yaptığı SINAV DERSHANELERİ ve KOLEJLERİ bir başarıya daha imza attı.

Sınav Koleji öğrencileri, Amerika’da 47 ülkenin katıldığı ‘Uluslararası Gelecek Problemleri Çözme Programı’nda alzheimer hastaları için hazırladıkları projeyle dünya birincisi oldu
.


**Sınav Kolejinin ulusal basında yer alan başarı öyküsü şöyle; 


Amerika Birleşik Devletleri Iowa State Üniversitesi’nde düzenlenen yarışmada öğrenciler, İngiltere, ABD, Avustralya, Kanada ve Japonya gibi ülkeleri geride bırakarak birinciliği elde ettiler. Projeleriyle Alzheimer konusunu ele alan öğrenciler “Onlar Unuttu Biz Hatırlıyoruz” adını verdikleri yardım ve destek projesiyle birinciliğe ulaştılar. 



Öğrencileri başarılarından dolayı kutlayan Sınav Koleji Anadolu ve Fen Lisesi Müdürü Caner Koç, “Toplumsal açıdan önemli bir konu olan Alzheimer’a dikkat çeken ve sosyal sorumluluk anlayışıyla farkındalık yaratan öğrencilerimiz gerçekten çok anlamlı bir iş başardılar. 



Dünya birincisi olarak Amerika’da 47 ülkenin katıldığı yarışmada bayrağımızı gururla dalgalandıran ve İstiklal Marşı’mızı okutan öğrencilerimizi ve onlara emek veren öğretmenlerimizi tebrik ediyorum” dedi. Yarışmada Sınav öğrencilerinden oluşan Project MIND ekibinin, Dünya birinciliğinin yanısıra kolej öğrencilerinden Alara Er ve Alara Kocabıçak da bireysel senaryo yazma yarışmasında Dünya ikinciliğine layık görüldü. Bu başarılarıyla sadece Sınav Koleji’nin değil Türkiye’nin de gururu olan öğrenciler, uluslararası bir platformda yaratıcılık ve farkındalık deneyimi yaşama imkânı buldular. Analitik düşünce ile araştırma becerileri üzerine odaklaşan öğrenciler, bu sayede Alzheimer konusuna Türkiye’nin yanı sıra dünyada da dikkat çekmeyi başardılar.



‘Çalışmamızın karşılığını aldık’



Sınav Koleji’nin bugüne kadar sadece akademik alanda değil, yabancı dilde, sporda, sanatta kültürel ve sosyal alanlarda da birçok başarıya imza attığını söyleyen Sınav Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Metin Özer, “Sahip olduğumuz fiziki imkânlar, kaliteli eğitim kadromuz, özellikle yabancı dile verdiğimiz büyük önem bu başarıyı getirdi. Dünya birincisi olan öğrencilerimizi tebrik ediyor, emeği geçen öğretmenlerimizi de kutluyor ve başarılarının devamını diliyorum” dedi.